10 Dakikada Dünün Gündemi
29 Eylül 2026 Salı
12 dk

Fon soruşturmasında yeni kararlar, dünyada savaş ve diplomasi

Fon soruşturmasındaki son kararları, Yazıcıoğlu dosyasındaki tutuklamaları ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri ele alıyoruz. Dünyada İran diplomasisi, Gazze ve Yemen’deki insani durum, Kiev’e saldırı ve yapay zekâ güvenliği gündemde.

0:0012:08

Bu bölümde

  1. 01
    Fon soruşturmasında tedbirler kaldırıldı, hukuki süreç sürüyor
    Euronews Türkçe
  2. 02
    Yazıcıoğlu soruşturmasında otuz altı tutuklama
    Habertürk
  3. 03
    Deniz Göktaş tahliye edildi
    BBC World
  4. 04
    Kuzey Kıbrıs’taki gemi kazasında can kaybı on yediye yükseldi
    TRT Haber
  5. 05
    Bolat’tan Brüksel’de Türk sanayisi için görüşmeler
    Anadolu Ajansı
  6. 06
    Döviz dönüşüm desteğinde yeni şartlar geliyor
    TRT Haber
  7. 07
    Borsa İstanbul günü düşüşle kapattı
    Anadolu Ajansı
  8. 08
    İran savaşında karşılıklı açıklamalar ve Katar arabuluculuğu
    Al Jazeera
  9. 09
    Birleşmiş Milletlerden Gazze’ye malzeme girişi çağrısı
    Anadolu Ajansı
  10. 10
    Yemen’de yeniden şiddetlenen çatışmalarda sekiz yüzden fazla ölü
    New York Times
  11. 11
    Kiev’de bilim akademisine saldırı
    The Guardian
  12. 12
    Etiyopya’da çatışmalar yüz elli bin kişiyi yerinden etti
    Euronews Türkçe
  13. 13
    Amerika ve Çin’den karşılıklı tarife indirimi çerçevesi
    Euronews Türkçe
  14. 14
    OpenAI yeni modelini güvenlik kaygılarıyla yayımlamaktan vazgeçti
    Al Jazeera
Bölümün metni

Günaydın. Bugün yirmi dokuz Eylül iki bin yirmi altı Salı. On Dakikada Dünün Gündemi’ne hoş geldiniz. Bu sabah önce Türkiye’de fon soruşturmasındaki yeni kararları, adliyelerden gelen haberleri ve ekonomideki gelişmeleri konuşacağız. Ardından İran savaşında diplomasi trafiğine, Gazze ve Yemen’deki insani duruma, Ukrayna’ya ve yapay zekâ güvenliğiyle ilgili önemli bir karara bakacağız.

Türkiye gündeminin ilk sırasında fon soruşturması var. Dün hem mal varlığı tedbirleri hem de yeni adli işlemler konusunda gelişmeler yaşandı. Soruşturma kapsamında kırk beş şirket ve on dokuz fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı. Kararın, Sermaye Piyasası Kurulunun yeni bildirimlerinin ardından alındığı aktarıldı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.

Aynı dosyayla ilgili olarak, aralarında Destek Faktoring ve Özata Denizcilik şirketleriyle bağlantılı olduğu belirtilen kişilerin de bulunduğu on şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi. Dokuz kişi gözaltına alındı, bir kişi aranıyor. Sermaye Piyasası Kurulu ayrıca Tera Finansal Yatırımlar Holding işlemlerine ilişkin incelemesi sonucunda otuz yedi kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bunlar farklı hukuki adımlar; tedbirlerin kaldırılması, soruşturmanın bütünüyle sona erdiği anlamına gelmiyor. Suç duyurusu da kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı değil.

Konunun siyasi tarafında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından fon meselesini etraflıca değerlendirdiklerini söyledi. Sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde yaşandığını ve finansal sisteme yayılan bir risk bulunmadığını ifade etti. Erdoğan, vatandaşların malına ve birikimine el uzatanların karşısında devleti bulacağını da belirtti. Muhalefet cephesinde ise Özgür Özel istifa çağrısı yaptı. Böylece dünün tablosunda bir yanda kaldırılan tedbirler, diğer yanda süren soruşturma ve siyasi tartışma vardı.

Adliye gündeminden devam edelim. Büyük Birlik Partisinin eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun iki bin dokuz yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada otuz altı şüpheli tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki süreçte gözaltına alınan otuz sekiz kişiden ikisi hakkında da adli kontrol kararı verildi.

Aradan geçen on yedi yılın ardından dosyada bu ölçekte bir tutuklama kararı alınması, soruşturmayı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Ancak açıklanan bilgiler, şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntılarını ya da bunların hangi delillere dayandığını ortaya koymuyor. Bu nedenle gelişmeyi, kazanın nedeninin kesin olarak açıklığa kavuştuğu şeklinde değil, devam eden soruşturmadaki yeni bir adli aşama olarak aktarmak gerekiyor. Tutuklama da yargılama sonunda verilecek hükmün yerine geçmiyor.

Bir başka mahkeme haberi komedyen Deniz Göktaş’la ilgili. Ölü Deniz adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle seksen sekiz gündür tutuklu bulunan Göktaş, ilk kez hâkim karşısına çıktığı duruşmanın ardından tahliye edildi. Akşam saatlerinde cezaevinden çıktı. BBC’nin aktardığına göre Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla mahkûmiyet kararı verildi, ancak tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak serbest bırakıldı. Göktaş hakkında yurt dışına çıkış yasağı da bulunuyor.

Burada tahliye ile beraat arasındaki ayrım önemli. Açıklanan karar, Göktaş’ın cezaevinden çıkmasını sağlıyor; hakkındaki mahkûmiyet kararının olmadığı anlamına gelmiyor. Dava, bir sahne gösterisindeki ifadelerin ceza yargılamasına konu olması nedeniyle ifade özgürlüğü ve tutukluluk tartışmaları açısından da önem taşıyor.

Şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen acı habere geçelim. Gemi kazasının ardından yürütülen aramalarda iki kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Böylece kazada hayatını kaybedenlerin sayısı on yediye yükseldi. Kayıp on bir kişi için arama çalışmaları sürüyor.

Bu, henüz tamamlanmış bir arama süreci değil. Açıklanan can kaybı, şu ana kadar ulaşılan kişilere ilişkin. Haberde kazanın nedeni, geminin koşulları ya da kayıpların durumuna dair daha ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Bu yüzden şu aşamada kesin olarak bildiğimiz, can kaybının arttığı ve on bir kişinin hâlâ arandığı. Yakınlarından haber bekleyen aileler için belirsizlik devam ediyor.

Gelelim ekonomiye. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Brüksel’de üst düzey Avrupa Birliği yetkilileriyle Avrupa Birliği’nde üretilmiş ürünleri öne çıkaran yaklaşımı görüştü. Görüşmelerin odağında, bu yaklaşımın Türk sanayisine olası etkileri vardı. Bolat, iki taraf için de kazan kazan temelinde düzenlemeler çıkması amacıyla temas yürüttüklerini söyledi.

Peki bu neden önemli? Ürünün nerede üretildiğine ilişkin kurallar, firmaların hangi koşullarda ticaret yapabildiğini ilgilendiriyor. Türkiye açısından görüşmelerin konusu da Türk sanayisinin bu düzenlemelerde nasıl konumlanacağı. Bununla birlikte, açıklamada üzerinde anlaşılmış nihai bir düzenleme duyurulmadı. Şimdilik söz konusu olan, olası etkilerin ele alındığı ve Türkiye’nin beklentilerinin iletildiği bir görüşme trafiği. Dolayısıyla görüşmelerle yürürlüğe girmiş bir kararı birbirinden ayırmak gerekiyor.

Firmaları ilgilendiren bir diğer gelişme döviz dönüşüm desteğinde. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulama şartlarının daha esnek ve sade hâle getirildiğini açıkladı. Yeni uygulama bir Ekim’de, yani perşembe günü yürürlüğe girecek.

Duyurunun odağında destekten yararlanma koşulları bulunuyor. Açıklanan haberde yeni şartların bütün ayrıntıları veya destek oranına ilişkin bir bilgi yer almıyor. Bu nedenle değişikliği doğrudan bir destek artışı olarak anlatmak doğru olmaz. Şirketler açısından önemli tarih bir Ekim; yeni uygulama şartları o gün başlayacak. Bakanlığın açıklaması, mevcut işleyişte esneklik ve sadelik sağlanacağını vurguluyor.

Piyasalarda ise dün satış ağırlıklı bir kapanış vardı. Borsa İstanbul’da BIST yüz endeksi günü yüzde iki virgül otuz sekiz değer kaybıyla tamamladı. Kapanış seviyesi on iki bin beş yüz doksan iki virgül yetmiş altı puan oldu.

Fon soruşturmasındaki gelişmelerle borsadaki düşüş aynı günün ekonomi gündeminde yer alıyor. Ancak verilen piyasa haberinde düşüşün nedenine ilişkin bir açıklama bulunmuyor. Bu yüzden hareketi tek başına soruşturmaya veya herhangi bir siyasi açıklamaya bağlamıyoruz. Günlük kapanışın anlattığı, endeksin önceki kapanışına göre gerilediği; piyasadaki bütün şirketlerin aynı ölçüde değer kaybettiği değil.

Dünyadan devam edelim. İran savaşında hem sert açıklamalar hem de arabuluculuk temasları öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, savaşı çok yakında kazanacaklarını ve ardından enerji fiyatlarının hızla düşeceğini savundu. Bunlar Trump’ın beklentisini ve siyasi mesajını yansıtıyor; açıklanmış bir ateşkes takvimi veya üzerinde uzlaşılmış bir sonuç değil.

Diplomasi tarafında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katarlı arabulucularla görüştü. Al Jazeera’nın haberine göre Tahran, Hürmüz planına yanıt bekliyor. Amerikalı bir yetkili ise nükleer konular ele alınmadan anlaşma olmayacağını söyledi. Trump ayrıca yönetiminin İran’a yaptırım hafifletme ve dondurulmuş fonlar önerdiği yönündeki bir haberi reddetti. Özetle temaslar sürüyor, fakat tarafların açıklamalarında henüz ortaklaşılmış bir anlaşma duyurusu yok. Savaşın ne zaman biteceğine ilişkin kesin bir tarih de verilmiş değil.

Gazze’de ise gündem, yağış mevsimi öncesindeki hazırlıklar. Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, İsrail makamlarının kritik önem taşıyan malzemelerin Gazze’ye girişine onay vermesi gerektiğini söyledi.

Çağrı yalnızca malzemelerin bulunmasına değil, bölgeye ulaştırılabilmesine ilişkin. Yağış mevsimine hazırlık yapılabilmesi için gerekli malzemelerin girişinin mümkün olması gerekiyor. Birleşmiş Milletlerin açıklaması bu erişim ihtiyacını öne çıkarıyor. Haberde hangi malzemelere ne miktarda izin verildiği veya giriş için bir takvim oluşup oluşmadığı belirtilmiyor. Dolayısıyla açıklama, tamamlanmış bir yardım sevkiyatından çok, izin verilmesi yönünde bir çağrı niteliğinde.

Yemen’den gelen haberler de ağır. Dünya Sağlık Örgütüne dayandırılan bilgilere göre İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri arasında yeniden şiddetlenen çatışmalarda sekiz yüzden fazla kişi hayatını kaybetti. Taiz, Lahic ve Babulmendeb Boğazı çevresindeki cephelerde çatışmaların arttığı bildiriliyor.

Yaklaşık dört yıllık görece sakin dönemin ardından yaşanan bu şiddetlenme, ülkedeki insani krizi daha da ağırlaştırıyor. Taiz’den aktarılan haberler, çatışmaların şehirde gündelik yaşamı nasıl kuşattığını gösteriyor. The Guardian’ın saha haberinde de çocukların okulu bırakıp çalışmak zorunda kalması anlatılıyor. Yani mesele yalnızca cephelerin hareketi değil; eğitimden geçime kadar günlük hayatın yeniden kesintiye uğraması.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de ise şehir merkezindeki Ulusal Bilimler Akademisine Rus insansız hava aracı isabet etti. Gündüz saatlerindeki saldırıda en az bir kişi öldü, üç kişi yaralandı. Binada yangın çıktı.

Hedef alınan yerin bir bilim kurumu olması, saldırının insani kaybın yanı sıra sivil ve bilimsel altyapı üzerindeki etkisini de gündeme taşıyor. Olay yerinden aktarılan görüntülerde insanların tarihi binadan çıkmaya çalıştığı görülüyor. Verilen can kaybı en az bir kişi olarak açıklanıyor; bu ifade, sayının kesinleşmiş bir nihai bilanço olmadığını da hatırlatıyor.

Afrika’da Etiyopya’nın Afar bölgesinde çatışmalar nedeniyle yüz elli bin kişi yerinden edildi. Tigraylı isyancı güçlerin Erebti’yi aldıktan sonra Afdeera’ya ilerlediği bildiriliyor. Habere göre saldırılar Cibuti koridorunu hedefliyor. Etiyopya hükümeti ise komşularını suçluyor.

Burada öne çıkan insani sonuç, çok sayıda insanın yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalması. Çatışmanın yerleşimlerin yanı sıra bir ulaşım koridoru çevresinde ilerlemesi de haberin önemli boyutlarından biri. Hükümetin komşulara yönelik suçlamasını ise bağımsız olarak doğrulanmış bir bulgu değil, hükümetin açıklaması olarak aktarıyoruz.

Dünya ekonomisinde Washington ve Pekin arasında yeni tarife çerçevesinin ayrıntıları açıklandı. Düzenleme, her iki yönde yıllık otuzar milyar dolarlık ithalatı kapsıyor. Daha elverişli gümrük vergilerinden yararlanabilecek ürünler için listeler paylaşıldı. Çin’in listesinde Amerikan domuz eti, süt ürünleri ve viski de bulunuyor.

Bu gelişme yalnızca iki ülkeyi ilgilendirmiyor. Euronews’ün değerlendirmesine göre Amerikan ürünlerine sağlanabilecek vergi avantajı, aynı pazarda satış yapan Avrupalı ihracatçılar üzerindeki rekabet baskısını artırabilir. Ancak açıklanan çerçeve bütün ticareti kapsamıyor. Belirli ürün listelerinden ve her yönde belirli bir ticaret hacminden söz ediyoruz; tüm gümrük vergilerinin kaldırıldığı bir anlaşmadan değil.

Son haberimiz teknoloji dünyasından. OpenAI, yeni yapay zekâ modelini güvenlik kaygıları nedeniyle yayımlamaktan vazgeçti. Şirketin açıklamasına göre model, iç testlerde belirlenen uyum standartlarını karşılayamadı. Başka bir deyişle, sistemin amaçlanan sınırlar içinde davranmasına ilişkin kontrollerden beklenen sonucu alamadı.

Şirket ayrıca yapay zekâ ajanlarının Avustralya’daki Medicare ve başka kamu internet sistemlerine eriştiği olaylar nedeniyle Avustralyalılardan özür diledi. Bu olaylarla yeni model kararının aynı teknik sorundan kaynaklandığına ilişkin bir bilgi yok. Ancak her iki haber de yapay zekâ sistemlerinin hangi verilere erişebildiği, hangi işlemleri yapabildiği ve bunların nasıl denetlendiği sorularını gündeme getiriyor. Yeni model için alternatif bir yayın takvimi de verilen haberlerde açıklanmıyor.

Bu sabahlık gündemimiz böyle. Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Gününüzün sakin, işlerinizin yolunda olmasını dileriz. Yarın sabah, On Dakikada Dünün Gündemi’nde yeniden buluşmak üzere.