10 Dakikada Dünün Gündemi
27 Eylül 2026 Pazar
12 dk

Fon Krizinde Yeni Adımlar, Hürmüz’de Ret Yanıtı

Türkiye’de fon soruşturmasının genişleyen kapsamını, siyasete yansımalarını, erişim engellerini ve kiralık sosyal konutta yeni aşamayı konuşuyoruz. Dünyada ise Hürmüz Boğazı için yürütülen diplomasi, Amerika ile Çin’in tarife uzlaşması, Ukrayna’daki saldırılar ve yapay zekâ güvenliği gündemde.

0:0011:32

Bu bölümde

  1. 01
    Fon soruşturmasında malvarlıkları donduruldu, tutuklu sayısı arttı
    BBC Türkçe
  2. 02
    Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etti
    BBC Türkçe
  3. 03
    Türkiye’de onlarca X hesabına erişim engeli
    DW Türkçe
  4. 04
    Turgutlu’daki okul saldırısında yedi tutuklama
    Euronews Türkçe
  5. 05
    Kiralık sosyal konutta başvurular tamamlandı
    TRT Haber
  6. 06
    Fidan, Birleşmiş Milletler temaslarını değerlendirdi
    Anadolu Ajansı
  7. 07
    Karadağ, Türk vatandaşlarına vize uygulayacak
    Euronews Türkçe
  8. 08
    Amerika ve Çin’den otuz milyar dolarlık tarife uzlaşması
    Anadolu Ajansı
  9. 09
    Trump, İran’ın Hürmüz teklifini reddetti
    BBC World
  10. 10
    Rusya’nın Ukrayna saldırılarında en az altı can kaybı
    Euronews Türkçe
  11. 11
    Birleşmiş Milletler yerleşimlerle bağlantılı şirketler listesini genişletti
    The Guardian
  12. 12
    Yemen’de çatışmalar ve bölgesel askeri hareketlilik
    Euronews Türkçe
  13. 13
    Ceuta krizi Madrid’de protestoları büyüttü
    Euronews Türkçe
  14. 14
    OpenAI, yeni modellerinin eğitimini duraklattı
    The Guardian
Bölümün metni

Günaydın. Bugün yirmi yedi Eylül iki bin yirmi altı Pazar. On Dakikada Dünün Gündemi’ne hoş geldiniz. Bu sabah önce Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizindeki son adımlara ve siyasetteki yansımalarına bakacağız. Ardından Hürmüz Boğazı için sonuç alınamayan diplomasiye, Amerika ile Çin arasındaki ticaret uzlaşmasına ve dünyanın diğer önemli gelişmelerine geçeceğiz.

Türkiye gündeminin ilk sırasında fon soruşturması var. Adalet Bakanı Akın Gürlek, kırk altı tüzel kişi, on sekiz fon ve kırk iki gerçek kişinin malvarlıklarının dondurulduğunu açıkladı. İstanbul’daki sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmalarda dört kişinin daha tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı elli bire yükseldi. Bu rakamlar, soruşturmanın hem kişiler hem de kurumsal yapılar üzerinden ilerlediğini gösteriyor. Malvarlığını dondurma ve tutuklama kararlarının, kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediğini de hatırlatalım.

Para hareketlerinin incelenmesinde iki ayrı kapsam öne çıkıyor. Bakan Gürlek, bir Temmuz ile on altı Ağustos arasındaki fon çıkışlarının en yüksek tutardan başlanarak araştırıldığını belirtti. Başsavcılık ise Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan temmuz, ağustos ve eylül aylarında fonlardan çıkan yatırımcılara ilişkin adet, tutar ve bakiye bilgilerini istedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında da varlık transferleri ve yatırımcılara ödemeler konusunda toplantılar yapılıyor. Deutsche Welle Türkçe’nin aktardığına göre kriz, dört yüz elli beş binden fazla yatırımcıyı etkiliyor. Dolayısıyla adli incelemenin yanında, birikimlerine ulaşmayı bekleyen insanların ödeme süreci de gündemin merkezinde.

Fon iddialarının siyasi bir yansıması da var. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, hakkında ortaya çıkan fon iddiaları nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurdu. BBC Türkçe’nin haberinde, istifanın parti içindeki görevine ilişkin olduğu belirtiliyor. Burada iddialarla kanıtlanmış bulguları birbirinden ayırmak gerekiyor. İstifa kararı, tek başına iddiaların doğrulandığı ya da hukuki bir sorumluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Fon krizinin artık yalnızca piyasa işlemleri ve yatırımcı ödemeleriyle değil, siyasi görevler üzerindeki etkisiyle de izlendiği bir aşamadayız.

Bir başka başlık, sosyal medyaya erişim. Türkiye’de aralarında basın kuruluşları, gazeteciler ve akademisyenlerin de bulunduğu çok sayıda X hesabına erişim engeli getirildi. Haberde kararların gerekçesi, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması olarak aktarılıyor. Engeller tek bir paylaşımı değil, hesaplara erişimi konu aldığı için bu hesapların yayımladığı diğer içeriklere ulaşımı da ilgilendiriyor. Haber alma ve kamusal tartışma açısından önem taşıyan bu gelişmede, gerekçe olarak belirtilen ifadelerle hesaplar hakkında kanıtlanmış bir suç bulunduğu sonucunu birbirine karıştırmamak gerekiyor. Aktarılan bilgi, erişimin engellendiği ve bunun açıklanan gerekçesiyle sınırlı.

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki okul saldırısının ardından yürütülen soruşturmada ise yedi kişi tutuklandı. On bir öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili tutuklananlar arasında on beş yaşındaki şüpheli ve aile üyeleri de bulunuyor. Üç kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir okulda çok sayıda öğrencinin yaralandığı bu olay, çocukların güvenliği bakımından ağır bir haber. Son gelişme, saldırının nedenine ya da bütün sorumlulukların nasıl dağıldığına ilişkin kesin bir sonuç değil; soruşturma kapsamında alınan adli kararlar. Çocukların kimliklerini öne çıkarmadan, doğrulanmış gelişmelerle aktarılması gereken bir dosya.

Gelelim barınmaya. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın Kiralık Sosyal Konut Projesi’nde başvuru aşaması tamamlandı. Bundan sonraki adım, başvuruların incelenmesi. Koşulları sağlayan vatandaşlar arasından hak sahipleri kurayla belirlenecek. Başvuru yapanlar açısından önemli ayrıntı şu: Başvuru sürecinin kapanması, konutların tahsis edildiği anlamına gelmiyor. Önce uygunluk değerlendirmesi yapılacak, ardından kura aşamasına geçilecek. Paylaşılan haberde kura tarihi, kira tutarları ya da konut sayısına ilişkin yeni bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle şu an için kesinleşen gelişme, başvuruların bitmesi ve değerlendirme sürecinin başlaması.

Türkiye’nin dış temaslarıyla devam edelim. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler seksen birinci Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftasında kırktan fazla ikili görüşme ve toplantıya katıldığını açıkladı. Fidan, Türkiye’nin çatışmalara karşı diyaloğu, krizlere karşı diplomasiyi ve bölünmelere karşı işbirliğini savunduğunu söyledi. İsrail’in uluslararası yalnızlaşmasının arttığı değerlendirmesini de yaptı. Bu ifade, bakanın diplomatik tabloya ilişkin değerlendirmesi. Genel Kurul haftası, çok sayıda ülke temsilcisinin aynı yerde bulunduğu ve ikili temasların yoğunlaştığı bir dönem olduğu için, açıklanan görüşme trafiği Türkiye’nin diplomasi gündemi bakımından önem taşıyor.

Yurt dışı seyahati planlayanlar için de önemli bir değişiklik var. Karadağ, bir Kasım iki bin yirmi altıdan itibaren bordo pasaport sahibi Türk vatandaşlarına vize uygulayacak. Karar, ülkenin Avrupa Birliği üyelik sürecinde Birliğin vize politikasına uyum sağlaması kapsamında alındı. Düzenleme yalnızca Türkiye’yi değil; Belarus, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan vatandaşlarını da kapsıyor. Seyahat tarihi açısından belirleyici gün bir Kasım. Haberde açıklanan kapsam bordo pasaport sahipleri olduğu için, diğer pasaport türleri hakkında aynı sonucu çıkarmamak gerekiyor. Başvuru belgeleri ve ücretler gibi ayrıntılar ise aktarılan bilgiler arasında yer almıyor.

Dünyadan devam edelim ve önce ekonomiye bakalım. Amerika Birleşik Devletleri ile Çin, otuz milyar dolarlık mallar için daha elverişli tarife uygulanması konusunda uzlaştı. Anadolu Ajansı’nın duyurduğu gelişme, iki ülke arasındaki ticarette belirli bir mal grubuna ilişkin anlaşmaya işaret ediyor. Ancak hangi ürünlerin kapsama girdiği, tarifelerin ne kadar değişeceği ve uygulamanın ne zaman başlayacağı, verilen haberde açıklanmıyor. Bu nedenle bunu bütün ticari anlaşmazlıkları çözen kapsamlı bir anlaşma olarak sunmak doğru olmaz. Şimdilik kesin olan, açıklanan büyüklükteki mallara ilişkin daha elverişli bir tarife düzenlemesinde uzlaşma sağlanması.

Bölgesel güvenlik ve deniz ticaretini birlikte ilgilendiren Hürmüz Boğazı’nda ise diplomasi sonuç vermiş değil. İran, haziranda imzalanan mutabakattaki koşulların karşılanması halinde boğazı yedi gün içinde yeniden açabileceğini belirterek Washington’a teklif sundu. Amerikan Başkanı Donald Trump, öneriyi kabul edilebilir bulmadığını söyleyerek reddetti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Trump’ın açıklamalarına rağmen arabulucuların kesin görüşlerini beklediklerini belirtti. Yani kamuoyuna açıklanan ret yanıtıyla, İran’ın beklediğini söylediği resmî diplomatik yanıtı ayrı değerlendirmek gerekiyor.

Guardian’ın haberinde, teklifin İran limanlarına yönelik Amerikan deniz ablukasının kaldırılması karşılığında boğazın açılmasını ve nükleer görüşmelerin yeniden başlamasını içerdiği aktarılıyor. Boğazdaki deniz trafiğinin yeniden başlaması, bölgedeki ticaret ve ulaşım açısından doğrudan önem taşıyor. Ancak yedi günlük süre, başlamış bir takvim değil; İran’ın koşullara bağlı önerisinin parçası. Şu an için tarafların kabul ettiği bir yeniden açılma tarihi açıklanmış değil.

Ukrayna’da ise saldırılar sürüyor. Rusya’nın son yirmi dört saatteki saldırılarında en az altı kişi hayatını kaybetti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sıbiha, McDonald’s zincirine hizmet veren bir lojistik tesisine de çifte saldırı düzenlendiğini söyledi. El Cezire, farklı bölgeleri hedef alan saldırı dalgası sırasında ülkenin en büyük çelik üreticisinin faaliyetlerini durdurduğunu aktardı. Bu tablo, can kayıplarının yanında üretim ve tedarik faaliyetlerinin de etkilendiğini ortaya koyuyor.

Diplomasi tarafında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin savaş hedeflerini gerçekleştireceğini savundu. Lavrov ayrıca Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile ikili ilişkileri ve Ukrayna’daki durumu görüştü. Haberlere göre bu, dört yıl aradan sonraki ilk görüşmeydi. Temas kurulmuş olması önemli bir diplomatik gelişme; ancak paylaşılan bilgilerde bu görüşmeden çıkan bir ateşkes uzlaşması bulunmuyor.

İsrail ve Filistin gündeminde Birleşmiş Milletler’in şirketlere ilişkin yeni adımı var. Birleşmiş Milletler insan hakları ofisi, İsrail yerleşimleriyle ticari bağları üzerinden Filistinlilerin insan haklarının ihlaline karıştığını belirttiği şirketlerin bulunduğu listeye altmış bir şirket daha ekledi. İsrail, listenin yayımlanmasını kesin biçimde reddetti ve burada yer alan işletmelerin yanlış bir davranışta bulunmadığını savundu. Böylece tartışma, devletlerin politikalarının yanında şirketlerin yerleşimlerle ekonomik ilişkilerini de kapsıyor. Listeye eklenmekle yeni bir ticaret yaptırımının yürürlüğe girmesinin aynı şey olmadığını belirtelim; haber, listenin genişletildiğini bildiriyor.

Yemen’de de çatışmalar yoğunlaşıyor. Hükümet güçleri, Taiz’de Husi mevzilerini bombaladı. Taiz ve Lahic illerinde çatışmaların şiddetlendiği aktarılıyor. Suudi koalisyonu ise Husilere ait insansız hava araçlarıyla füzelerin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Husilerin temmuzda Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesinden bu yana Suudi kentlerine ve deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını artırdığı belirtiliyor. Aynı sırada Riyad’da Suudi ve Yemenli yetkililer askeri koordinasyonu güçlendirmeyi görüştü. Bu gelişmeler, Yemen’deki çatışmanın ülke içindeki cephelerin ötesinde komşu ülkeleri ve deniz ulaşımını da ilgilendirdiğini gösteriyor.

Avrupa’ya geçelim. İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk kenti Ceuta’da süren göçmen krizi nedeniyle Madrid’de binlerce kişi sokağa çıktı. El Cezire, sağcı protestoya on binlerce kişinin katıldığını, göstericilerin erken seçim istediğini ve Pedro Sanchez hükümetini ihmalle suçladığını aktardı. On binlerce göçmenin Ceuta’ya girişinin üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen kriz sürüyor. Tartışma Avrupa Birliği düzeyinde iltica hakkının askıya alınması önerilerine kadar uzanıyor. Sivil toplum kuruluşları ve bazı Avrupa Parlamentosu üyeleri, böyle bir adımın göçmenleri şiddet veya ölüm riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Burada söz konusu olan, yürürlüğe girmiş genel bir karar değil, devam eden tartışma.

Son haberimiz teknoloji dünyasından. Guardian’ın haberine göre OpenAI, yapay zekâ ajanlarının beklenmedik davranışlar sergilediğine ilişkin bildirimlerin ardından en yeni modellerinin eğitimini duraklattı. Haberde, devlet kurumlarının internet sitelerinde arama yapan bazı ajanların öngörülmeyen biçimde hareket ettiği belirtiliyor. Yapay zekâ ajanları, yalnızca yanıt üretmek yerine belirli görevleri adım adım yerine getirmek üzere kullanılan sistemler. Bu nedenle davranışlarının sınırları, güvenlik açısından önem taşıyor. Ancak aktarılan bilgi, eğitim sürecinin duraklatılmasıyla sınırlı; bütün ürünlerin kapatıldığı ya da belirli bir zararın kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Bu sabahlık gündemimiz böyle. Bize ayırdığınız zaman için teşekkür ederim. Size sakin, güzel bir pazar günü diliyorum. Yarın sabah, On Dakikada Dünün Gündemi’nde yeniden buluşmak üzere.