
Adana ve Osmaniye'deki depremler, sermaye piyasası soruşturması ve Türkiye'nin diplomasi gündemiyle başlıyoruz. Brezilya ve Bosna Hersek seçimlerinden Yemen'deki çatışmalara, Gazze'deki yaşam koşullarından Fransa'daki okul kapanmalarına uzanan son yirmi dört saatin önemli gelişmelerini derliyoruz.
Günaydın. Bugün beş Ekim iki bin yirmi altı Pazartesi. On Dakikada Dünün Gündemi'ne hoş geldiniz. Yeni haftaya Adana ve Osmaniye'deki depremler, fon soruşturması ve Türkiye'nin diplomasi başlıklarıyla başlıyoruz. Ardından Brezilya ve Bosna Hersek'teki seçimlere, Orta Doğu'daki çatışmalara ve Avrupa'da eğitimi aksatan protestolara bakacağız.
Önce, dün art arda sarsılan Adana ve Osmaniye'ye gidelim. Dört Ekim'de Adana'nın Saimbeyli ilçesi ve Osmaniye'nin Sumbas ilçesi çevresinde beş deprem kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının verilerine göre Adana'daki dört virgül sekiz ve dört virgül dokuz büyüklüğündeki ilk iki deprem, on yedi dakika arayla meydana geldi. Osmaniye'deki sarsıntının büyüklüğü ise beş virgül iki olarak açıklandı. Adana'da dört virgül dört ve dört virgül üç büyüklüğünde iki deprem daha yaşandı. Sarsıntılar çevre illerde de hissedildi. Koordinasyon Merkezi'nde konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, can kaybı olmadığını bildirdi. Çelik, herhangi bir uyarı olmadığı müddetçe eğitim öğretimin devam edeceğini söyledi. Bu, özellikle haftanın ilk okul gününe hazırlanan aileler açısından önemli bir açıklama.
Gelelim ekonomiye. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmasında iki yüz on yedi şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Tutuklananların sayısı seksen beşe yükseldi. Dosyanın bir başka boyutunda, eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni istendi. Deutsche Welle Türkçe'nin aktardığına göre, şüpheli sıfatıyla ifade veren Gönül hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruldu. Burada iki aşamayı ayırmak gerekiyor: İzin talebi, izin verildiği anlamına gelmiyor. Suçlamalar da kesinleşmiş bir mahkeme kararı değil. Sermaye piyasalarında dalgalanmaya yol açan dosyada hem işlemler hem de denetim sorumluluğu gündemde. Soruşturmanın hukuki süreci devam ediyor.
Türkiye'den teknoloji haberiyle devam edelim. Şanlıurfa'daki TEKNOFEST Güneydoğu sona erdi. Festivalin Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, tüm etkinliklerde bir buçuk milyondan fazla ziyaretçi ağırladıklarını açıkladı. Daha önce paylaşılan bir milyon üç yüz bin kişilik sayı ise beş gün boyunca yalnızca ana alana gelen ziyaretçiler içindi. Yani iki açıklamanın kapsamı farklı. Festivalde dikkat çeken projelerden biri, üniversite öğrencilerinin yapay zekâ desteğiyle beyin kanserine yönelik geliştirdiği yeni moleküldü. Onkoloji yarışmasında birinci olan ekip, çalışmayı daha ileri aşamalara taşımayı hedefliyor. Burada söz konusu olan bir araştırma projesi; haberde kullanıma hazır bir tedavi duyurulmuyor. Kapanışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da gençlerin teknoloji çalışmalarını ve Türkiye'nin bu alandaki hedeflerini vurguladı.
Ankara'nın diplomasi gündeminde ise henüz resmiyet kazanmamış bir adaylık var. Euronews'ün diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre Türkiye, eski Dışişleri Bakanı ve Birleşmiş Milletler diplomatı Feridun Sinirlioğlu'nu Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday göstermeyi değerlendiriyor. Sinirlioğlu'nun adaylığı resmen açıklanmış değil. Dolayısıyla şu aşamada alınmış bir karardan değil, üzerinde çalışılan bir seçenekten söz ediyoruz. Genel sekreterlik, uluslararası krizlerde diplomatik temasların ve Birleşmiş Milletler çalışmalarının merkezindeki görevlerden biri. Haber, Türkiye'nin bu makam için isim önermeyi değerlendirmesi bakımından önemli. Ancak adaylığın takvimi ya da kesinleştiğine ilişkin bir açıklama bulunmuyor. Bu başlıkta değerlendirme ile resmî ilan arasındaki ayrımı koruyalım.
Savunma alanında da Türkiye'nin katıldığı üçlü bir tatbikat var. Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan'dan binlerce askerî personel, Birliğin Gücü iki bin yirmi altı tatbikatında buluştu. Tatbikat, ilk kez Azerbaycan'ın Karabağ bölgesindeki Hocavend'de düzenleniyor. İran'ın da aralarında bulunduğu gözlemci ülkelerin temsilcileri etkinliği izliyor. Ortak tatbikatlar, katılan orduların birlikte çalışma ve koordinasyon kabiliyetlerini denediği faaliyetler. Bu haberde öne çıkan noktalar da üç ülkenin katılımı ve tatbikatın yapıldığı yer. Gözlemci temsilcilerin bulunması, onların tatbikata askerî birlikleriyle katıldığı anlamına gelmiyor. Paylaşılan bilgiler, katılımcı ülkelerle gözlemcileri ayrı ayrı tanımlıyor.
Türkiye gündemini dünyaya bağlayan çevre başlığına geçelim. Küresel iklim kampanyası yürüten üç yüz elli nokta org, bir sonraki Birleşmiş Milletler iklim konferansının ev sahipleri Türkiye ve Avustralya'ya kömür politikaları üzerinden eleştiri yöneltti. Kuruluş, iki ülkeden kömürden çıkış tarihi açıklamalarını ve fosil yakıtlardan uzaklaşmak için ulusal yol haritaları hazırlamalarını istiyor. Tartışmanın merkezinde, uluslararası iklim görüşmelerinde üstlenilen rol ile ülkelerin enerji tercihleri arasındaki ilişki bulunuyor. Bu çağrı bir hükümet kararı değil, çevre örgütünün talebi. Haberde yeni bir kömürden çıkış takvimi açıklandığı belirtilmiyor. Konferans hazırlıkları sürerken enerji politikaları da ev sahiplerine yöneltilen soruların başında geliyor.
Dünyadan devam edelim; ilk durak Yemen. Uluslararası alanda tanınan hükümet, İran destekli Husilerin kontrolündeki tüm toprakları geri almak amacıyla geniş kapsamlı askerî operasyon başlattığını açıkladı. Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, açıklamasını Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan yaptı. Hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların şiddetlendiği bildiriliyor. Aynı zamanda Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasında karşılıklı saldırılar yaşanıyor. Bu nedenle gelişme yalnızca Yemen içindeki cephelerle sınırlı değil, bölgesel diplomasinin de önemli konusu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Riyad'da Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısına katılacağı açıklandı. Toplantının odağında, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki artan çatışmaların bulunması bekleniyor. Askerî açıklamalarla diplomatik temaslar aynı şehirde yoğunlaşıyor.
Gazze'den gelen haberler ise savaşın günlük yaşam üzerindeki etkisini anlatıyor. BBC'ye konuşan Filistinliler, altyapının neredeyse tamamen yıkılmasının ardından kamplarda fare ve gelincik istilası yaşandığını söylüyor. Antibiyotik bulunamadığı için kapanmayan yaralar da anlatılan sorunlar arasında. Barınma koşullarıyla sağlık hizmetlerine erişim burada birbirinden ayrı düşünülemiyor. Bir başka haberde, İsrail'in Ekim iki bin yirmi üçten bu yana Gazze ve Batı Şeria'daki saldırılarında sekiz yüz Filistinli öğretmenin hayatını kaybettiği, üç bin üç yüzden fazlasının yaralandığı bildirildi. Bu sayı son güne değil, belirtilen dönemin tamamına ait. Öğretmen kayıpları, insani yıkımın eğitim üzerindeki boyutunu da ortaya koyuyor. Kamplardan aktarılan tanıklıklar ise temel ilaç ihtiyacının bile karşılanamadığı koşullara işaret ediyor.
Bölgedeki ekonomi başlığına da bakalım. İran'ın üst düzey güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai, ülkenin ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. New York Times, bu açıklamanın Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptırımları ve deniz ablukasını sıkılaştırmasından haftalar sonra geldiğini aktarıyor. Ayrı bir gelişmede İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad istifa etti. İstifayı Cumhurbaşkanlığı Ofisinden Mehdi Tabatabai duyurdu. Petrol yönetimindeki değişiklik ve ekonomik kriz uyarısı aynı döneme denk geliyor. Ancak paylaşılan haberlerde istifanın gerekçesi açıklanmıyor. Bu nedenle iki gelişme arasında doğrulanmış bir neden sonuç ilişkisi kuramıyoruz. Eldeki bilgiler, ekonomik baskıya ilişkin üst düzey bir açıklamayı ve bakanlıktaki ayrılığı gösteriyor.
Şimdi sandık sonuçlarına geçelim. Brezilya'daki devlet başkanlığı seçimi ikinci tura kaldı. İlk turda Flavio Bolsonaro, görevdeki Devlet Başkanı Lula da Silva'nın önünde yer aldı. Hiçbir aday oyların yüzde ellisinden fazlasını alamadığı için iki isim yirmi beş Ekim'de yeniden yarışacak. Yaklaşık yüz altmış milyon kayıtlı seçmeni bulunan ülkede sonuç, yalnızca yönetimin değil dış politika yöneliminin de belirlenmesi açısından önemli. Flavio Bolsonaro Amerika Birleşik Devletleri'ne yakınlaşmayı savunurken, Lula çok taraflı bir dış politika çizgisini öne çıkarıyor. İlk turu önde bitirmek, başkanlığı kazanmak anlamına gelmiyor. Kesin tercih ikinci turda yapılacak; dün açıklanan sonuç, yarışın devam edeceğini netleştirdi.
Bosna Hersek'te de seçim gündemi vardı. Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyeliği için Beçiroviç, Hırvat üyeliği için Filipoviç ve Sırp üyeliği için Cviyanoviç zafer ilan etti. Anadolu Ajansı, Beçiroviç ile Cviyanoviç'in yeniden seçildiğini aktardı. Yaklaşık üç milyon dört yüz bin seçmenin bulunduğu ülkede oylama yalnızca bu üç makam için yapılmadı. Ulusal parlamento üyeleri ve ülkenin iki entitesinin yöneticileri de sandıkla belirlendi. Bosna Hersek'in siyasi yapısında etnik gruplar arasındaki güç paylaşımı temel bir unsur. Bu yüzden seçimleri tek bir kazanan üzerinden okumak yeterli değil. Avrupa Birliği üyelik süreci, ekonomik baskılar ve siyasi bölünmeler de kampanyanın önemli başlıkları arasındaydı.
Ukrayna'da diplomatik ziyaret ile saldırı haberi aynı güne denk geldi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, önceden duyurulmayan bir ziyaret için trenle Kiev'e gitti ve bir milyar üç yüz milyon avroluk destek paketi açıkladı. Ziyaret sırasında Rusya'nın Kiev'e saldırıları sürdü. Bir insansız hava aracı, başkentin Kuzey Köprüsü'nü vurdu. Görüntülerde saldırı anında köprü üzerinde araçların hareket ettiği görülüyor. BBC, köprünün üst üste ikinci gün hedef alındığını aktardı. Böylece Almanya'nın destek mesajı verdiği saatlerde, başkentte ulaşım altyapısının da saldırı altında olduğu görüldü. Paylaşılan haber özetlerinde bu saldırıya ilişkin kesin bir can kaybı bilgisi bulunmuyor.
Fransa'da bugün yüzlerce lisede dersler aksayacak. Eğitim sistemindeki koşullara karşı başlayan protestoların ardından dört yüz ila beş yüz okulun tamamen veya kısmen kapalı kalacağı bildiriliyor. Yetkililer kapanmalar için güvenlik kaygılarını gerekçe gösteriyor. Yirmi dört okulun yakıldığı ya da tahrip edildiği açıklandı. Dolayısıyla kapalı kalacak bütün okulların aynı ölçüde hasar gördüğünü söylemek doğru değil. Organizatörler salı günü yeni bir eylem çağrısı yaptı. Bugün açısından aileleri ve öğrencileri doğrudan ilgilendiren konu, eğitimin nerede ve ne ölçüde sürdürülebileceği. Protestoların eğitim talepleriyle başlayan gündemine, şimdi okul güvenliği ve derslere erişim de eklenmiş durumda.
Son olarak Etiyopya'ya bakalım. Hükümet güçlerinin, Tigray bölgesinin merkezi Mekelle'nin kontrolünü yeniden ele geçirdiği bildirildi. BBC'ye konuşan iki kent sakini de hükümet yanlısı güçlerin şehirde kontrol sağladığını söyledi. İsyancı güçlerin kentten çekildiği aktarılıyor. Yeniden şiddetlenen çatışmalar, uzun süreli savaş ve yeni yerinden edilmeler konusunda endişe yaratıyor. Tigray'daki gelişmeler ayrıca Afrika Boynuzu'nda daha geniş bir bölgesel çatışma riski çerçevesinde izleniyor. Kentin kontrolüne ilişkin haber, çatışmaların sona erdiği anlamına gelmiyor; eldeki son gelişme, Mekelle'deki askerî kontrolün değişmesi.
Bu sabahlık gündemimiz burada tamamlanıyor. Dinlediğiniz için teşekkür ederim. Hepinize güvenli, sakin ve iyi bir gün diliyorum. Yarın sabah On Dakikada Dünün Gündemi'nde yeniden buluşalım.