10 Dakikada Dünün Gündemi
2 Ekim 2026 Cuma
12 dk

Fon Krizinde Ara Ödeme, Dünyada Enerji Alarmı

Meclis yeni yasama yılına fon krizi tartışmalarıyla başladı; tasfiye sürecindeki bazı fonlar için ara ödeme kararı alındı. Soma'daki maden göçüğü, Mersin'deki gözaltılar ve kredi düzenlemesinin ardından, Orta Doğu'daki gerilimi, dizel arzı endişelerini ve Avrupa'nın göç gündemini ele alıyoruz.

0:0012:14

Bu bölümde

  1. 01
    Soma'da maden göçüğü: İki işçi öldü, üç işçi aranıyor
    BBC Türkçe
  2. 02
    Meclis yeni yasama yılına başladı
    BBC Türkçe
  3. 03
    Mersin'de üç belediyeye soruşturma: Elli dokuz gözaltı
    TRT Haber
  4. 04
    Tasfiye sürecindeki fonlarda ara ödeme kararı
    TRT Haber
  5. 05
    Küçük ve orta ölçekli işletmelerin kredilerinde büyüme sınırı yükseldi
    Anadolu Ajansı
  6. 06
    Eylül ayında X'te en az bin iki yüz yetmiş hesaba erişim engeli
    DW Türkçe
  7. 07
    Ankara'dan Doğu Akdeniz elektrik kablosu projesine koordinasyon talebi
    BBC Türkçe
  8. 08
    Yemen ve Suudi Arabistan arasında askeri gerilim
    Anadolu Ajansı
  9. 09
    Hürmüz'de tanker vuruldu, Amerika bölgeye ek kuvvet gönderiyor
    Al Jazeera
  10. 10
    Dizel ihracatı yasağı tehdidi Avrupa'yı harekete geçirdi
    BBC World
  11. 11
    Amerika, Suriye'ye savunma ihracatı kısıtlamalarını kaldırdı
    Anadolu Ajansı
  12. 12
    Flydubai uçağındaki saldırının nedeni araştırılıyor
    New York Times
  13. 13
    Putin'den Kaliningrad üzerinden tüm silahlar uyarısı
    Anadolu Ajansı
  14. 14
    Avrupa Birliği'nde üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerine onay
    DW Türkçe
Bölümün metni

Günaydın. Bugün iki Ekim iki bin yirmi altı, Cuma. On Dakikada Dünün Gündemi'ne hoş geldiniz. Bu sabah Türkiye'de Meclis'in açılışını, fon krizindeki ödeme kararını ve Soma'dan gelen acı haberi konuşacağız. Ardından Orta Doğu'daki askeri gerilime, Avrupa'nın dizel arayışına ve uluslararası güvenlik gündemine bakacağız.

İlk haberimiz Manisa'nın Soma ilçesinden. Bir maden işletmesinde dün öğleden sonra meydana gelen göçükte iki işçi hayatını kaybetti. İki işçi sağ çıkarılarak hastaneye sevk edildi. Paylaşılan son bilgilere göre, göçük altında bulunan üç işçiye ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları sürüyordu. Olay, bir Ekim günü saat on üç on beş sıralarında meydana geldi.

Günün ilk haberlerinde bir işçinin öldüğü ve dört işçinin göçük altında olduğu belirtilmişti. Daha sonra gelen bilgiler, can kaybının ikiye yükseldiğini ortaya koydu. Bu nedenle sabah itibarıyla aktardığımız tablo, iki can kaybı ve kendilerine ulaşılmaya çalışılan üç işçi. Göçüğün nedenine ilişkin, elimizdeki haberlerde kesinleşmiş bir açıklama bulunmuyor. Hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Ankara'ya geçelim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, yirmi sekizinci dönemin beşinci yasama yılına başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'daki konuşmasında siyasi partilerin önceliğinin Türkiye olması gerektiğini söyledi. Kutuplaşmanın sona erdirilmesi ve iç cephenin güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Yeni dönemin öne çıkan başlıklarından biri, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Meclis'te kurulması planlanan İzleme Komisyonu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli de sürecin artık devlet politikası haline geldiğini belirterek gelecekten umutlu olduğunu söyledi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ise açılış resepsiyonunda siyasi nezaketin önemini vurguladı. Açılışın ekonomik tartışmalardan ayrı olmadığını da belirtelim. Fon krizi, hem Genel Kurul konuşmalarının hem de resepsiyonda gazetecilere yapılan açıklamaların başlıca konuları arasındaydı. Birazdan bu konudaki somut kararlara geleceğiz.

Önce Mersin'deki soruşturma. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yolsuzluk soruşturmasında elli dokuz kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

Özgür Özel'in görevlendirdiği altı kişilik heyet, gözaltıların ardından Mersin'e gitti. Üç belediyenin başkanını da kapsayan operasyon, yerel yönetimler açısından önemli bir gelişme. Ancak burada hukuki aşamayı doğru tarif etmek gerekiyor. Aktarılan işlem gözaltı; kesinleşmiş bir mahkeme kararı değil. Haber özetlerinde suçlamaların ayrıntıları ve belediye başkanlarının bunlara ilişkin savunmaları yer almıyor. Bu nedenle iddiaların ötesine geçen bir değerlendirme yapmıyoruz.

Gelelim ekonomiye. Fon krizinde yatırımcıları doğrudan ilgilendiren karar, Sermaye Piyasası Kurulu'ndan geldi. Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy Yönetimi tarafından kurulan, tasfiye sürecindeki fonlarda ara ödeme yapılmasına karar verildi. Karar, mutabakatı tamamlanmış bütün katılma payı sahiplerini kapsıyor. Ödemeler, yatırımcıların tasfiye sonunda hak kazanacakları tutardan mahsup edilecek.

Peki bu ne anlama geliyor? Ara ödeme, tasfiye tamamlanmadan önce yatırımcıya ödeme yapılabilmesini sağlıyor. Ancak duyurulan karar, herkesin bütün parasını hemen geri alacağı anlamına gelmiyor. Elimizizdeki açıklamada yatırımcı başına ödeme tutarı ya da kesin bir ödeme takvimi bulunmuyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılması için gerekli adımların atıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Meclis konuşmasında, hakkaniyet ve adalet gözetilerek meselenin süratle çözüldüğünü belirtti. Özgür Özel ise istifa ve erken seçim çağrısı yaptı. Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, soruşturmanın sonuna kadar götürülmesini ve sorumlulardan hesap sorulmasını istedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlık ettiği Fon Koordinasyon Kurulu'nun ikinci toplantısı bugün yapılacak. Yılmaz, ilave çalışma ve tedbir ihtiyacının değerlendirileceğini açıkladı.

Aynı dosyanın adli boyutunda da gelişme var. Gözaltına alınan on üç şüpheliden dördü tutuklandı, dokuzu hakkında adli kontrol kararı verildi. Bir yanda yatırımcıların alacaklarına ilişkin tasfiye ve ödeme süreci, diğer yanda ceza soruşturması ilerliyor. Bu iki sürecin birbirinden farklı olduğunu hatırlatalım. BBC Türkçe'nin görüştüğü yatırımcıların anlatımları da krizin, aralarında tazminatını ve yılların birikimini fonlara yatıranların bulunduğu geniş bir kesimi etkilediğini gösteriyor.

Ekonomide ikinci başlık Merkez Bankası'nın kredi düzenlemesi. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere verilen kredilerde büyüme sınırı yüzde dört buçuktan yüzde beşe yükseltildi. Banka, zorunlu karşılık uygulamasındaki değişiklikler kapsamında Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını da düşürdü.

Buradaki yüzde beşin bir kredi faiz oranı olmadığını özellikle belirtelim. Değişen, ilgili krediler için uygulanan büyüme sınırı. Düzenleme, bankaların bu işletmelere açtığı kredilerin artışına ilişkin çerçeveyi genişletiyor. İşletmeler açısından konu finansmana erişimle ilgili. Bununla birlikte karar, her işletmenin otomatik olarak kredi alacağı ya da kredi maliyetinin aynı ölçüde düşeceği anlamına gelmiyor. Açıklanan değişiklik, kredi kullanım koşullarının tamamını değil, belirli düzenleyici sınırları kapsıyor.

Bu arada, dijital alanda dikkat çeken bir sayı var. Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre, Türkiye'de eylül ayında sosyal medya platformu X'te en az bin iki yüz yetmiş hesaba erişim engeli getirildi. Platform, bu hesapların bin yüz otuz dokuzunu Türkiye'den görünmez hale getirdi. Haberde, bir aylık erişim engeli sayısının iki bin yirmi beş yılının tamamını aştığı belirtiliyor.

Erişim engeli kararı verilen hesap sayısıyla platformun Türkiye'de görünmez kıldığı hesap sayısı aynı değil. Bu ayrım, uygulamanın kapsamını anlamak bakımından önemli. Haber, çevrim içi bilgiye erişim açısından geniş ölçekli bir tablo ortaya koyuyor. Ancak paylaşılan özette hesapların tek tek hangi gerekçelerle engellendiğine ilişkin ayrıntı bulunmuyor.

Türkiye gündemini Doğu Akdeniz'le tamamlayalım. Ankara, Yunanistan'ın Girit adasıyla Kıbrıs Cumhuriyeti arasında planlanan denizaltı elektrik kablosu projesi hayata geçirilmeden önce Türkiye'ye bilgi verilmesini istedi. Milli Savunma Bakanlığı, sürecin önceden koordine edilmesi gerektiğini vurguladı. Konu bir elektrik bağlantısı projesi olmakla birlikte, Türkiye'nin açıklaması denizde yürütülecek çalışmaların diplomatik koordinasyon boyutunu öne çıkarıyor. Elimizizdeki haber, tarafların üzerinde uzlaştığı bir uygulama takvimi sunmuyor.

Dünyadan devam edelim. Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Husiler, Suudi Arabistan'ın Sana ile Saada, Taiz ve Amran'a hava saldırıları düzenlediğini öne sürdü. Suudi Arabistan ise Hamis Muşayt ve Cazan bölgelerine fırlatılan insansız hava araçlarıyla balistik füzelerin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Medine'de Mescid-i Nebevi'ye hizmet veren sivil altyapıya yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Birleşmiş Milletler de Yemen'de çatışmaların yoğunlaşmasından ve askeri tırmanıştan derin endişe duyduğunu bildirdi. Burada saldırılara ilişkin bilgilerin önemli bir bölümünün tarafların açıklamalarına dayandığını hatırlatalım. Gelişmeler, hem sivil altyapının güvenliğini hem de bölgedeki çatışmaların yayılmasını yeniden gündeme taşıyor.

Yakın bölgeden bir başka kritik haber Hürmüz Boğazı'ndan geldi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, boğazdan geçen bir petrol tankerinin kaynağı bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu duyurdu. Saldırının sorumlusu, paylaşılan bilgilerde belirlenmiş değil. Al Jazeera ise Amerika Birleşik Devletleri'nin Roosevelt uçak gemisi grubunu ve iki bin deniz piyadesini Orta Doğu'ya gönderdiğini aktardı. Habere göre sevkiyat, İran çevresindeki daha geniş askeri yığınağın parçası. Deniz taşımacılığına yönelik saldırıyla askeri hareketlilik aynı dönemde yaşanıyor; ancak bunlar arasında doğrulanmamış bir neden sonuç ilişkisi kurmamak gerekiyor.

Bu güvenlik gündeminin yanında enerji arzı da baskı altında. Amerikan Başkanı Donald Trump'ın dizel ihracatını yasaklama tehdidi, Avrupa'da tedarik endişelerini artırdı. Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupalı ortaklardan mevcut taahhütlerini hızlandırmalarını ve piyasaya hemen ek arz sunmalarını istedi. İngiltere de acil durum dizel stoklarının kullanılması için Avrupalı müttefikleriyle görüşüyor.

Euronews'in aktardığına göre, Avrupa Birliği'nde ortalama dizel fiyatı litre başına iki avro yirmi dört sente çıktı; on iki üye ülkede yeni fiyat rekorları görüldü. Almanya'da ise akaryakıt vergisi indirimi yürürlüğe girdi ve pompa fiyatları düştü. Dizel, yalnızca özel araçlar için değil, yük taşımacılığı ve üretim faaliyetleri açısından da önemli. Burada kesinleşmiş bir Amerikan ihracat yasağından değil, böyle bir yasağa yönelik tehditten ve buna karşı yürütülen hazırlıklardan söz ediyoruz.

Suriye konusunda Washington'dan yeni bir adım geldi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Suriye'yi savunma ticareti kısıtlamaları listesinden çıkardı. Savunma ihracatına ilişkin işlemler artık vaka bazında değerlendirilecek. Bu, bütün satışların koşulsuz biçimde serbest bırakılması demek değil; başvuruların ayrı ayrı ele alınacağı anlamına geliyor. Ayrıca Reuters'ın, Suriye hükümetiyle Hizbullah temsilcilerinin Türkiye'de gizlice görüştüğü yönündeki haberi, Suriye tarafından yalanlandı. Dolayısıyla bu görüşme iddiasını doğrulanmış bir diplomatik temas olarak aktarmıyoruz.

Havacılık gündeminde, Dubai'den Tel Aviv'e giderken Suudi Arabistan'a acil iniş yapan Flydubai uçağı var. Suudi Arabistan'ın ilk soruşturmasına göre yardımcı pilot, kaptan pilota saldırdı. Birleşik Arap Emirlikleri, olası terör bağlantıları da dahil olmak üzere soruşturmayı kendisinin yürüteceğini açıkladı. Dubai ile Tel Aviv arasındaki Flydubai seferleri durduruldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırganın radikal İslamcı telkine maruz kaldığını ileri sürdü. Ancak haberlerde bu iddiayı destekleyen ayrıntı paylaşılmıyor. Saldırının nedeni ve kokpite silahın nasıl girdiği araştırılıyor. Yolcuların anlatımları uçağın kısa sürede sert biçimde irtifa kaybettiğine işaret ediyor. Burada soruşturma bulgularını, siyasi açıklamaları ve tanık anlatımlarını birbirinden ayırmak özellikle önemli.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Avrupa'ya saldırmayı planlamadıklarını söyledi, ancak Kaliningrad dahil Rusya'ya doğrudan saldırı olması halinde sahip oldukları bütün silahların kullanılmasının derhal gündeme geleceğini belirtti. Açıklama, Avrupa güvenliği tartışmalarında silah kullanma tehdidini yeniden öne çıkardı. Al Jazeera'nın haberine göre Putin, Moskova'daki konuşmasında Ukrayna'yla ateşkesi de dışladı. Aktarılanlar bir askeri operasyon duyurusu değil, Rusya liderinin olası saldırıya nasıl karşılık verileceğine ilişkin açıklamaları.

Son olarak Avrupa Birliği'nin göç gündemine bakalım. Birlik ülkelerinin içişleri bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulmasına olanak tanıyan düzenlemeyi onayladı. Düzenleme yürürlüğe girerse, bir Avrupa Birliği ülkesinde oturma izni bulunmayan yabancılar bu merkezlere gönderilebilecek. Bakanların onayıyla uygulamanın fiilen başlaması aynı şey değil; haberde yürürlük koşulu özellikle belirtiliyor. Yunanistan da kitlesel düzensiz göç durumlarında sığınma başvurusu hakkının geçici olarak askıya alınmasını önerdi. Bu ikinci başlık ise kabul edilmiş ortak bir karar değil, bir öneri.

Bu sabah gündemimiz böyle. Türkiye'de Soma'daki kurtarma çalışmalarını ve Fon Koordinasyon Kurulu'ndan gelecek açıklamaları izleyeceğiz. Bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler. Kendinize iyi bakın, iyi günler. Yarın sabah yeniden buluşalım.